
Silviculture Technique Nursery and Breeding Techniques Plant Biology Plant Breeding
Tohum meşceresi orijinli Toros Sediri’nin (Cedrus libani A. Rich) 1+0 yaşlı tüplü ve çıplak köklü fidanları üzerinde gerçekleştirilen bu çalışmada fidan tipinin morfolojik fidan özelliklerine (boy, kök boğazı çapı, kök uzunluğu, dal, tomurcuk ve kök sayıları ile kuru ve yaş ağırlıklar) olan etkisi araştırılmıştır. Çalışma sonucunda tüplü fidanların çıplak köklü fidanlara göre daha yüksek gelişim gösterdiği belirlenmiştir. Örneğin fidan boyu ve kök boğazı çapı, tüplü fidanlarda 13,1 cm, 3,02 mm bulunurken çıplak köklü fidanlarda 6,2 cm ve 2,07 mm bulunmuştur. Bununla birlikte, Türk Standartları Enstitüsü fidan kalite sınıflarına göre tüplü fidanların tamamının dikime elverişli olduğu belirlenirken, çıplak köklü fidanların boy için %45’i, kök boğazı çapı için %53’ünün dikime elverişsiz olduğu belirlenmiştir. Uygulanan varyans analizi sonucunda çalışmaya konu özellikler bakımından fidan tipleri arasında istatistiksel bakımdan anlamlı (p<0.05) fark belirlenirken; korelasyon analizi sonucunda özellikler arasında genel olarak istatistiksel bakımdan anlamlı (p<0.05) pozitif ilişkiler ortaya çıkmıştır.
Effects of harvesting residues (needle, bark and branch) on fresh and dry weights of two-year bare root seedlings originated from a seed stand and a seed orchard were examined in Brutian pine (Pinus brutia Ten.) to contribute nursery practices of the species and to estimate utilization possibility of the residues. Averages of seedling fresh and dry weights were 9.24 g and 3.36 g, respectively in polled treatments and origins. Results of analysis of variance showed significant differences (p≤0.05) among the treatments and between seed sources for the fresh and dry weights. Total averages of water content were 61.20% in root, 64.69% in stem and 63.75% in fresh weight of full seedling. Seed orchard seedlings had higher water content in root, stem and full seedling than seed stand seedlings opposite to fresh and dry weights. Averages of water content ranged from 60.39% (control treatment) to 65.94% (bark treatment) in full seedling of polled treatments and seed sources.
In this study, cone production, altitude and growth characteristics (height, diameter at breast height and crown diameter) were related, and also some genetics parameters were estimated. The data were collected from 150 individual trees of three natural populations sampled altitudinal (P1 260 m, P2 740 m, P3 1100 m) of Brutian pine (Pinus brutia Ten.) in Mugla-Fethiye district in 2020. Fertility variation based on cone production was found to be 1.91 for one old cones and 1.77 for two old cones in all populations. Genetic relatedness was estimated at 0.006 for one year cones and 0.005 for two year old cones in all populations. The number of effective parents was found to be 78 and 84 for one year and two year cones, respectively. As a result of the correlation analysis applied, statistically significant (p <0.05) positive relationships were determined between growth characteristics and yield of cones in general. According to the results of the Kruskal-wallis test, significant (p<0.05) differences were found between the populations in terms of cone yield. According to the stepwise multiple regression analysis results, the most effective factors in terms of cone yield at 1 year old were crown diameter (north-south), diameter at breast height and age, respectively. Crown diameter (east-west), diameter at breast height were the most effective factors on cone yield at 2 years of age, respectively.
There are many biological and environmental factors in success of forest establishment including afforestation, industrial plantation, and other forestry practices such as nursery technique and provenance. Forest establishment is also getting importance for the Anatolian Black pine [Pinus nigra Arnold. subsp. pallasiana (Lamb.) Holmboe] because of its widely using in afforestation and higher unproductive forest area, and other practices (i.e., landscape planning). It is known that seedling morphology and quality play key role in biological and economical success in these practices. This study was carried out on 1+0, 3+0 and 5+0 years containerized seedlings grown in Adana-Kicak and Konya-Seydisehir Forest Nurseries to contribute nursery practices (such as grown quality seedlings) and success of forest establishment and other practices For the purpose, seedling height and root-collar diameter of 100 seedlings randomly chosen in each age group were measured at the end of 2017. Averages of seedling height of 1+0, 3+0 and 5+0 years were 9.9 cm, 22.6 cm, and 59.8 cm, respectively, while they were 2.6 mm, 7.8 mm and 14.3 mm for root-collar diameter. Coefficient of variation was the highest at 3 years old seedlings for both characters (27% & 25.3%) but the lowest at 5 years old ones (16% &18.3%). 1% of seedlings for height (height<5cm) and 17% of seedlings for root-collar diameter (diameter<2mm) of 1+0 year seedlings were cull/unsuitable for plantation, while they were no any cull seedlings at age 3 and 5 years according to quality classes of Turkish Standard Institute. Positive and significant (p<0.05) correlation was found between height and diameter at all age groups. It emphasized seedling height could be used in the selection of quality seedlings for easy practices by nursery managers.
Bu çalışmada, Eğirdir Orman Fidanlığı’nda yetiştirilen Anadolu karaçamı fidanlarında uygulanan yerinde kök kesimlerinin morfolojik özellikler üzerindeki etkisi araştırılmıştır. Çalışmada bir yaşını doldurmuş fidanlarda 5 cm mesafe ile seyreltme yapıldıktan sonra kontrol dahil toplam 11 adet işlem (alttan kök kesimleri, yandan kök kesimleri ve kombinasyonu) uygulanmıştır. Sonuç olarak, yerinde kök kesimleri fidan morfolojik özellikleri üzerinde etkilidir. TS 2265/ Mart 1976 standardına göre en kaliteli fidanlar, sadece haziran ayında bir kez alttan kök kesimi ile birlikte yandan kök kesimi uygulanan işlemden elde edilmiştir. Fidanlığın rutin uygulamasından elde edilen fidanlar diğer işlemlere göre daha boylu olmalarına karşın birçok morfolojik özellik bakımından düşük değerlere sahiptir.
The study was carried out on characteristics of seed collected from eight seed stand and two seed orchard populations of Anatolian black pine [Pinus nigra Arn. subsp. pallasiana. (Lamb.) Holmboe.] to estimate variation and correlations among characteristics, and also comparison of the populations for characteristics.Averages of seed width and seed length were 6.77 mm and 3.75 mm in polled populations, while they ranged from 6.50 to 7.38 for the seed width, and from 3.55 to 4.03 for seed length, respectively.Averages of seed weight and germination percentage were 2.40 g and 61.55 % in polled populations.Statistically significant differences (0.05>p) for the seed width, seed length and germination percentage were found among populations based on results of analysis of variance.Beside, statistically significant and positive correlations (0.05>p) were found among seed width, seed length and seed weight, while they were not significant (0.05<p) effective on germination percentage.
Kızılçam (Pinus brutia Ten.) fidecik özellikleri üzerinde gerçekleştirilen bu çalışmada, fidanlık koşullarında ekim yastıklarına kesim artıkları (ibre, dal ve kabuk) uygulanarak türün tohum meşceresi ve tohum bahçesi orijinlerinden yetiştirilen fideciklerinde; fidecik boyu, hipokotil boyu, epikotil boyu ve kotiledon sayısı araştırılmıştır. Tohum kaynağı ve işlemler arasında geniş farklılıklar bulunmakla birlikte çalışma sonucunda; ortalama fidecik boyu 8.03 cm, ortalama hipokotil boyu 1.33 cm, ortalama epikotil boyu 6.70 cm ve ortalama kotiledon sayısı 7.98 bulunmuştur. Uygulanan varyans analizi sonucunda, epikotil boyu dışındaki diğer fidecik özellikleri için tohum kaynakları ve işlemler arasında istatistiksel bakımından anlamlı farklılık (p&lt;0.05) ortaya çıkmıştır. Uygulanan korelasyon analizi sonucunda, fidecik özellikleri arasında istatistiksel bakımdan anlamlı (p&lt;0.05) pozitif ilişkiler bulunmuştur. Fidecik boyu bakımından her iki tohum kaynağında da dal işlemlerinin diğer işlemlere oranla daha başarılı olduğu söylenebilir.
Effects of harvesting residues (needle, bark and branch) on fresh and dry weights of two-year bare root seedlings originated from a seed stand and a seed orchard were examined in Brutian pine (Pinus brutia Ten.) to contribute nursery practices of the species and to estimate utilization possibility of the residues. Averages of seedling fresh and dry weights were 9.24 g and 3.36 g, respectively in polled treatments and origins. Results of analysis of variance showed significant differences (p≤0.05) among the treatments and between seed sources for the fresh and dry weights. Total averages of water content were 61.20% in root, 64.69% in stem and 63.75% in fresh weight of full seedling. Seed orchard seedlings had higher water content in root, stem and full seedling than seed stand seedlings opposite to fresh and dry weights. Averages of water content ranged from 60.39% (control treatment) to 65.94% (bark treatment) in full seedling of polled treatments and seed sources.
Çalışma, Burdur-Gölhisar orman fidanlığında yetiştirilen, Bucak (Uludere) orijinli Döşemealtı tohum bahçesi (TB19) (P2) ve Gölhisar (Evciler-Koçaş) orijinli Düzlerçamı tohum bahçesi (TB8)(P1)’nden elde edilen tohumlardan gelen kızılçam fidanları üzerinde gerçekleştirilmiştir. Farklı orijinli ve 1+0 yaşlı kızılçam (Pinus brutia Ten.) fidanları, aynı yetişme ortamında bazı morfolojik özellikler (fidan boyu, kök boğazı çapı, en uzun kök uzunluğu, yan dal, tomurcuk, kök ve ibre sayıları) bakımından karşılaştırılmıştır. Varyans analizi sonuçlarına göre, popülasyonlar fidan boyu ve kök boğazı çapı bakımından benzerlik (p&gt;0.05) gösterirken, kök ve tomurcuk sayısı bakımından popülasyonlar arası anlamlı (p&lt;0.05) farklılıklar tespit edilmiştir. Uygulanan korelasyon analizi sonucunda morfolojik özellikler bakımından genel olarak anlamlı (p&lt;0.05) pozitif ilişkiler ortaya çıkmıştır. Ayrıca, hesaplanan gürbüzlük indisi bakımından en etkili olan faktörler sırasıyla en uzun kökün uzunluğu ve tomurcuk sayısı olarak bulunmuştur. Türk Standartları Enstitüsü (TSE) fidan kalite sınıfları bakımından P1 popülasyonuna ait fidanların %56’sı 1. sınıf, %22’si 2. sınıf, %22’si dikime elverişsizdir. P2 popülasyonunda ise fidanların %84’ü 1. sınıf, %10’u 2. sınıf, %6’sı dikime elverişsiz olarak belirlenmiştir. Elde edilen sonuçlar ışığında, Bucak (Uludere) orijinli fidanların gerek morfolojik özellikler gerekse de TSE fidan kalitesi bakımından daha yüksek değerlere sahip olduğu ortaya çıkmıştır.
Ülkemiz ormanlarında en geniş yayılış gösteren türlerimizden biri olan kızılçam (Pinus brutia Ten.) toplam orman varlığımızın yaklaşık %25’ini oluşturmaktadır. Benzer türlere kıyasla çok daha hızlı gelişmesi ve bununla birlikte kapladığı alan miktarının genişliği de dikkate alındığında, tür hakkında yapılacak ormancılık araştırmalarının ne kadar büyük önem arz ettiği bir kez daha ortaya çıkmaktadır. Çalışma, türün 6 doğal yayılış alanından örneklenen bir yaşlı kızılçam (Pinus brutia Ten.) gençlikleri üzerinde gerçekleştirilmiştir. Bu kapsamda, her bölgeden rastlantısal olarak seçilen 100 ve toplamda ise 600 gençlikte kök boğazı çapı ve fidan boyu değerleri ölçülmüş olup; gençliklerin fidan morfolojisi ve kalite sınıflarına göre dağılımı incelenmiştir. Bu bağlamda, çalışma sonucunda elde edilecek verilerin ileride yapılacak ormancılık uygulamalarına katkı sağlaması hedeflenmiştir. Çalışma sonucunda, ölçüm yapılan gençliklerde ortalama kök boğazı çapı 1.83 mm ve fidan boyu ise 8.64 cm olarak tespit edilmiştir. TSE İğne Yapraklı Ağaç Fidanları kalite sınıflarına göre bu gençliklerin fidan boyu bakımından %71.83’ünün elverişsiz (boy<10cm) olduğu belirlenirken, kök boğazı çapı bakımından ise fidanların %87.33’ünün yine elverişsiz (çap<2mm) olduğu ortaya çıkmıştır. Uygulanan korelasyon analizi sonucuna göre ise, fidan boyu ve kök boğazı çapı arasında istatistiksel yönden pozitif anlamlı ilişki (p<0.01, r=0.576) olduğu belirlenmiştir.
Ağaçlandırma çalışmalarının ekolojik dengeyi koruduğu, hava kalitesini iyileştirdiği, biyolojik çeşitliliği teşvik ettiği ve ekonomik faydalar sağlayarak ağaçların ekosistemler ve insan refahındaki hayati rolünü artırdığı bilinmektedir. Bu yönüyle ağaçlandırma; ormansızlaşma, iklim değişikliği ve erozyon gibi çevresel zorlukların azaltılması için çok önemlidir. Ayrıca kereste, ilaç ve ekonomik kalkınma dahil olmak üzere sürdürülebilir kaynak kullanımı için fırsatlar sunar. Ağaçlandırmada kullanılan fidanlarının kalitesinin, ağaçlandırma çalışmalarının başarısını önemli ölçüde etkilediği bilinmektedir. Yüksek kaliteli fidanlar bitkilerin hayatta kalma oranını artırır, hızlı büyümeyi teşvik eder ve daha sağlıklı, daha üretken orman topluluklarının oluşmasına yardımcı olur. Kaliteli fidan temini için, fidanlık kurulumunun yanı sıra tohum üretimi, seçimi, tohum ekimi ve fidan bakımını da içeren titiz süreçlerin ön palana alınması gerekmektedir. Özetle, kaliteli fidan kullanımının ağaçlandırma projelerinin devamlılığı üzerindeki etkisi göz ardı edilemez. Üstün genetiğe ve sağlam kök sistemlerine sahip yüksek kaliteli fidanlar daha sağlıklı bireylerin ortaya çıkmasını teşvik eder. Bunun aksine, düşük kaliteli fidanların kullanımı ise proje başarısını engelleyerek maliyetlerin artmasına ve çevresel kaynak israfına yol açabilir. Bu nedenle, dikkatli fidan seçimi ve kalite kontrolü, ekosistem hizmetlerine ve çevresel sürdürülebilirliğe katkıda bulunan başarılı bir ağaçlandırma için zorunludur. Bu literatür derlemesi, ağaçlandırma çalışmalarında kullanılan fidan kalitesinin fidanların hayatta kalma başarısı üzerindeki etkilerini ortaya koymayı amaçlamaktadır.
It is known that afforestation works maintain ecological balance, improve air quality, promote biodiversity and increase the vital role of trees in ecosystems and human well-being by providing economic benefits. In this respect, afforestation; It is crucial for mitigating environmental challenges such as deforestation, climate change and erosion. It also provides opportunities for sustainable resource use, including timber, pharmaceuticals and economic development. It is known that the quality of saplings used in afforestation significantly affects the success of afforestation efforts. High-quality seedlings increase plant survival, encourage rapid growth, and help create healthier, more productive forest communities. In order to supply quality saplings, meticulous processes including seed production, selection, seed planting and sapling care, as well as nursery establishment, must be prioritized. In summary, the effect of using quality saplings on the continuity of afforestation projects cannot be ignored. High-quality saplings with superior genetics and robust root systems encourage the emergence of healthier individuals. On the contrary, the use of low-quality saplings may hinder the success of the project, leading to increased costs and waste of environmental resources. Therefore, careful sapling selection and quality control are imperative for successful afforestation that contributes to ecosystem services and environmental sustainability. This literature review aims to reveal the effects of the quality of saplings used in afforestation studies on the survival success of saplings.
Plantation forestry primarily aims to enhance the production of high-quality timber. This research focuses on evaluating the effect of various climatic factors (such as relative humidity, annual precipitation, average, minimum and maximum temperatures) on the growth parameters (including tree height, breast height diameter and base diameter) of Taurus cedar (Cedrus libani A. Rich.) and Anatolian black pine (Pinus nigra Arn. subsp. pallasiana (L.) Holmboe). This study was conducted in two adjacent plantations established in 1995, with data collected over a three-year period (2022-2024). To assess growth patterns, 30 trees from each plantation were randomly selected and monitored. Climatic data were sourced from Türkiye’s general directorate of meteorology and climatology. Analysis of variance (ANOVA) revealed that growth and climate parameters were statistically similar (p>0.05) for both species, except for tree height, which showed significant differences in Taurus cedar. The Spearman rank correlation analysis identified a strong and statistically significant relationship (p<0.05) between temperature variables (minimum, maximum, and average) and the growth traits of both tree species. On the other hand, relative humidity and annual precipitation showed no significant correlations (p>0.05). The findings underscore the critical role of temperature in influencing tree growth within plantation forestry, offering valuable insights for sustainable forest management practices.