Researcher Collab

About

Fatih Sahin currently works at Bandirma Onyedi Eylul University and does research in consumer behavior, social media, relationship marketing, complaint management, and branding.

Areas of Interest

Marketing management Branding Consumer behavior

Review of the Literature on the Steganography Concept

Information hiding is a subject of study from past to present. Information hiding processes, called steganography, have been the focus of interest since the beginning of history because they are strategically interested in valuable information. In our study, the applications of Steganography with different fields from basic and primitive applications to today's technological applications have been studied. Image

Publish Year: 2021
The Role of Utilitarian and Hedonic Value on Purchase Intention of Wearable Technologies: The Mediation Effect of Consumer Innovativeness

Giyilebilir teknolojik ürünler her geçen gün giderek daha popüler hale gelmektedir. Özellikle yapay zeka teknolojilerinin de gelişimi ile makine öğrenmesinin önemi artmış ve bu süreç için ihtiyaç duyulan büyük verinin temininde giyilebilir teknolojiler kilit bir rol üstlenmektedir. Sürekli artan pazar hacmi göz önüne alındığında giyilebilir teknolojik ürünleri kullanan tüketicilerin davranışlarının incelenmesi teknoloji firmaları ve pazarlama yöneticileri açısından önem arz ettiği gibi genel olarak pazarlama faaliyetleri açısından da bu ürünleri kullanan tüketicilerin davranışlarının anlaşılması önem taşımaktadır. Diğer taraftan giyilebilir teknolojik ürünleri kullanan tüketicilerin bu ürünleri kullanmaya devam etme veya satın alma niyetlerini etkileyen unsurlar üzerinde yenilikçiliğin etkin rolünün de incelenmesi gereken konulardan biri olduğu değerlendirilmektedir. Bu kapsamda ele alınan bu çalışmada tüketicilerin giyilebilir teknolojik ürün satın alma niyetleri üzerinde etkisi olduğu düşünülen hedonik, faydacı ve algılanan ürün değerinin doğrudan satın alma niyeti üzerindeki etkisi ile tüketici yenilikçiliğinin bu etkileşimdeki düzenleyici rolü araştırılmıştır. 314 örneklemden elde edilen veri kullanılarak araştırmanın varsayımları doğrulayıcı faktör analizine tabi tutularak yapısal eşitlik modellemesi ile analiz edilmiştir. Ayrıca tüketici yenilikçinin düzenleyici rolü ise SPSS Process Macro programı ile incelenmiştir. Elde edilen bulgular tüketicilerin giyilebilir teknolojik ürün satın alma niyetleri üzerinde hedonik, faydacı ve algılanan ürün değerinin doğrudan etkisi olduğunu ortaya koymuştur. Diğer taraftan bu etki üzerinde tüketici yenilikçiliğinin düzenleyici rolüne bakıldığında ise hedonik ve faydacı değer ile satın alma niyeti arasındaki ilişkinin tüketici yenilikçiliği tarafından düzenlendiği değerlendirilebilir. Elde edilen bu sonuç tüketici yenilikçiliğinin yüksek olması durumunda hedonik ve faydacı değerin satın alma niyetine etkisinin daha fazla olduğunu ortaya koymuştur.

Publish Year: 2022
Küresel Markalara Yönelik Tutum ve Satın Alma Niyetini Etkileyen Faktörler Üzerine Bir Araştırma: Kümeleme Analizi ile Pazar Bölümleme

Pazarlama alanında yapılan çalışmalar gelişmekte olan pazarlarda tüketicilerin tutum ve davranışlarının şekillenmesinde küresel markaların rolüne dikkat çekmektedirler. Özellikle psikolojik bağlamda küresel markalar tüketicilere bir kimlik, aidiyet ve başarı hissi sunmaktadır. Bu çerçevede tüketiciler genellikle yabancı pazar ve yerel pazar menşeli küresel marka seçimi ile karşı karşıya kalmaktadır. Bu kapsamda ele alınan bu çalışmanın amacı, tüketicilerin küresel spor giyim markalarının ürünlerini satın alma davranışlarını etkileyen değişkenlerin incelenmesidir. Ayrıca incelenen değişkenler bakımından tüketicilerin pazar bölümleme için doğal kümelere ayrılıp ayrılmadıkları da incelenmiştir. Bu kapsamda kolayda ve kartopu örnekleme yöntemleri kullanılarak 314 tüketici üzerinde anket çalışması yapılmıştır. Araştırma sonucunda tüketicilerin küresel marka tutumları üzerinde küresel kimlik, küresel tüketim odaklılık ve materyalizmin etkisinin olduğu; tüketici kozmopolitanizmi ve özgünlük ihtiyacı değişkenlerinin ise anlamlı bir etkisinin olmadığı elde edilen bulgular arasındadır. Ayrıca ilgili değişkenler bakımından tüketicilerin üç farklı kümeye ayrıldığı sonucuna ulaşılmıştır.

Publish Year: 2021
Tüketicilerin Taklit Ürün Satın Alma Tutumlarını ve Niyetlerini Etkileyen Faktörlerin Belirlenmesi: Nicel Bir Araştırma

Bu çalışmanın temel amacı, tüketicilerin taklit ürün satın alma tutumları ve niyetleri üzerinde etkisi olan değişkenlerin belirlenmesidir. Bu kapsamda sosyal statü, geçmiş deneyim, etik bilinci, düşük fiyat ve algılanan risk değişkenlerinin tüketicilerin taklit ürün satın alma üzerindeki etkisi araştırılmış ve tüketicilerin bakış açıları ortaya konulmaya çalışılmıştır. Araştırmada veriler yüz yüze anketle kolayda örnekleme yöntemi kullanılarak toplanmıştır. Araştırmanın ana kütlesini Türkiye’deki 18 yaşından büyük tüketiciler oluşturmaktadır. Toplam 340 geçerli veri ile analizler gerçekleştirilmiştir. Verilerin analizi ve araştırma hipotezlerinin testi için yapısal eşitlik modellemesi kullanılmıştır. Araştırma sonucunda tüketicilerin taklit ürün satın almaya yönelik tutumları üzerinde algılanan risk ve geçmiş deneyim faktörlerinin anlamlı etkisi olduğu görülürken, sosyal statü, etik bilinci ve düşük fiyat faktörlerinin ise anlamlı etkisinin olmadığı görülmüştür. Bireylerin, taklit ürün satın almaya yönelik tutumlarının ve geçmiş deneyimlerinin, taklit ürüne yönelik niyetlerini de anlamlı düzeyde etkilediği ulaşılan bulgular arasındadır.

Publish Year: 2020
Akış Deneyiminin Mobil Oyun Bağımlılığı ve Keşifsel Davranış Üzerindeki Etkisi: Ağızdan Ağıza Pazarlama Kapsamında Bir İncelenme

Araştırmanın temel amacı Akış Teorisi (Flow Theory) unsurlarından olan eğlence, tele varoluş, konsantrasyon ve zaman algısında bozulma faktörlerinin, tüketicilerin mobil oyun bağımlılıkları ve keşifsel davranışları üzerindeki etkilerinin belirlenmesi ve aynı şekilde tüketicilerin mobil oyun bağımlılıkları ve keşifsel davranışlarının pozitif ve negatif WOM (ağızdan ağıza iletişim) üzerindeki etkilerinin değerlendirilmesidir. Araştırmanın anakütlesini Türkiye’deki 18 yaşından büyük mobil oyunları oynayan bireyler oluşturmaktadır. Toplam 407 geçerli veri ile gerçekleştirilen analizler sonucunda, akış teorisinin tüm unsurlarının (konsantrasyon, eğlence, zaman algısında bozulma ve tele varoluş) bireylerin mobil oyun bağımlılıkları üzerinde anlamlı etkilere sahip olduğu görülürken, yine tele varoluş hariç bu unsurların keşifsel davranışlar üzerinde de anlamlı etkilerinin olduğu gözlemlenmektedir. Son olarak, keşifsel davranışın aksine; mobil oyun bağımlılığının olumlu WOM ve olumsuz WOM faktörleri üzerindeki etkisinin anlamlı olduğu tespit edilmiştir.

Publish Year: 2021
Modern Blok Sifreleme Algoritmalari

Şifreleme, Sezar’dan başlayarak gelişmekte, verinin her türlü iletiminde verinin gizlenmesi ve güvenli bir şekilde iletilmesi için kullanılmaktadır. Şifreleme işlemini sağlayan şifreleme algoritmaları bir kripto sistemin temel öğesidir. Bir kripto sistem; şifreleme algoritması, anahtar, açık metin ve şifreli metinden oluşmaktadır. Günümüzde kullanılan modern şifreleme algoritmaları üç ana kategoriye ayrılmaktadır. Bunlardan ilki simetrik şifreleme algoritmalarıdır. Blok şifreleme algoritmaları bu kategoriye girer. Bu tür algoritmalarda şifreleme ve deşifreleme işlemeleri aynı anahtarı kullanır. Kullanılan anahtara gizli anahtar denir. İkinci karma şifreleme algoritmaları üçüncüsü ise asimetrik şifreleme algoritmalarıdır ve şifreleme için gizli anahtarı kullanırken deşifreleme için açık anahtarı, yani herkesin erişebileceği anahtarı, kullanır. Blok şifreleme algoritmaları günümüzde kriptografide önemli bir yer taşımaktadır. Blok şifreler modern şifreleme algoritmaları için oldukça önemlidir. Bundan dolayı veri iletişimindeki güvenlik düşünüldüğünde şifreleme algoritmalarının gücü oldukça önemli bir kriterdir. Diğer yandan, blok şifreler onlara gücünü veren önemli özelliklere sahiptir. Bu çalışmada blok şifrelerin gücünün bir analizini sunduk ve bu amacı gerçekleştirmek için AES (Rijndael), DES ve 3DES algoritmaları incelendi.

Dürtüsel ve kompulsif satın alma arasındaki ilişkinin açıklanmasında tüketici kaygısının rolü: Covid19 Salgını döneminde nicel bir araştırma

Covid19 salgını küresel kapsamda ekonomi, sağlık ve sosyal yaşamı olumsuz yönde etkilemekte ve korku, endişe ve belirsizliğe neden olmaktadır. Salgın tehdidi ve salgının engellenmesine yönelik olarak alınan tedbirlerin tüketicilerin davranışlarında neden olduğu ani değişimler tüketicilerin kaygı düzeylerinde de artışa neden olabilmektedir. Salgın dönemlerinde bireylerin kaygı düzeyinde gerçekleşen artış salgının kendisini yönetmekten daha zor bir hale dönüşebilmekte ve tüketicilerin dürtüsel ve kompulsif satın alma davranışlarının açıklanmasında önemli bir faktör olarak değerlendirilmektedir. Bu çalışmada, Covid19 salgının bireylerde neden olduğu hissedilen kaygının, tüketici kaygısı ve dürtüsel satın alma üzerindeki etkisini incelerken; tüketici kaygısı, kaçış ve son olarak bireylerin kompulsif ve dürtüsel satın alma davranışları arasındaki ilişkiyi açıklamayı amaçlamaktadır. Veri toplama aşamasında çevrim içi anket aracılığı ile 282 geçerli veri toplanılmıştır. Araştırma hipotezlerinin test edilmesinde yapısal eşitlik modellemesi kullanılmıştır. Araştırma sonuçları, Covid19 salgınından kaynaklı kaygının tüketici kaygı ve tüketici dürtüsel satın alma davranışı eğiliminde artışa neden olmaktadır. Bunun yanı sıra dürtüsel satın alma eğilimi de tüketici kaygısını arttırıcı bir etkiye sahiptir. Bu her iki faktör tarafından artan tüketici kaygısı ise hem tüketici kaçış davranışlarında hem de kompulsif satın alma davranışlarında artışa neden olduğu sonucuna ulaşılmıştır.

Determinants of Users’ Intention to Use Social Media Apps

This study examines to understand the smartphone users' attitudes and intention towards social media apps with the perspective of three widely used models; uses and gratification (U&G) theory's psychological motivations factors (entertainment, sociality, and information), innovation diffusion theory (IDT) and the technology acceptance model (TAM). Thus, in the framework of this research, the proposed research model consists of three respective models. The random sampling technique used to collect research samples from Usak province in Turkey. The data used in testing the research model collected by the questionnaires. The numbers of the valid survey collected were 527. The structural equation modeling conducted to analyze the research assumptions and model. The outcomes indicate that the users' perceived ease of use (PEOU) influenced by complexity, relative advantage, observability, trialability. Perceived usefulness (PU) affected by compatibility, relative advantage, observability, trialability, and PEOU, while with attitude together influencing intention to use social media app. Another outcome showed that attitude determined by sociality, entertainment, PEOU, and PU. Empirical results also provided support for the integrative approach. The results show that TAM in the extension of an innovation diffusion theory and psychological motivations can help decision-makers in the social media app.

TÜKETİCİLERİN İTKİSEL (DÜRTÜSEL) SATIN ALMA DAVRANIŞINA MAĞAZA ORTAMININ VE KİŞİLİK ÖZELLİKLERİNİN ETKİSİ

Bu çalışmanın amacı mağaza ortamının (koku, ışık, satış personeli, müzik ve vitrin), itkisel satın alma kişilik özelliklerinin ve itkisel satın alma eğiliminin itkisel satın alma davranışı üzerindeki rolünü anlamak ve değerlendirmektir. Ayrıca itkisel satın alma davranışlarının satın alma sonrası pişmanlık üzerindeki etkilerini araştırmaktır. Veriler 18 yaş ve üzeri tüketicilerden yapılandırılmış anket kullanılarak toplanmıştır. Toplam 390 geçerli veri elde edilmiştir. Yapısal modelin test edilmesinde AMOS 23 kullanılmıştır. Çalışmanın sonuçlarına göre, beş mağaza unsurundan birisi olan vitrin unsuru itkisel satın alma davranışını etkilerken, diğer dört unsurun etkilemediği görülmektedir. Ayrıca itkisel satın alma kişilik özellikleri ve itkisel satın alma eğilimi itkisel satın alma davranışını etkilemektedir. Bununla birlikte itkisel satın alma kişilik özelliklerinin de itkisel satın alma üzerinde etkisi vardır. Son olarak itkisel satın alma davranışının satın alma sonrası pişmanlığı etkilediği sonucuna ulaşılmıştır. Mağaza ortamı unsurlarının bireylerin itkisel satın alma davranışları üzerindeki etkisinin; itkisel satın alma eğilimi aracılığıyla açıklanmaya çalışılmasının ve itkisel satın alma sonrası pişmanlık faktörünün de modelde yer almasının literatüre katkı sağlayacağı düşünülmektedir.

Publish Year: 2020
REKABET AVANTAJI YARATMADA SOSYAL MEDYANIN MÜŞTERİ TATMİNİ, MÜŞTERİ BAĞLLIĞI VE MÜŞTERİYİ ELDE TUTMA ÜZERİNDEKİ ETKİSİNİN İNCELENMESİ

Sosyal medya platformları ve araçları işletmelerin rekabet avantajı yaratmasında yeni bir yol olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu çalışmanın temel amacı akıllı cep telefonu markalarının rekabet avantajı yaratmak amacıyla müşteri tatmini, müşteri bağlılığı ve müşteriyi elde tutma çabaları üzerinde bu markaların sosyal medya pazarlama faaliyetlerinin etkisinin incelenmesidir. Akıllı cep telefonu sektöründe marka değeri en yüksek ilk iki marka üzerinden yürütülen bu çalışmada, araştırma modelinin test edilmesinde kullanılan veriler Uşak İl’inden basit tesadüfi örneklem tekniği kullanılarak anket aracılığı ile toplam 462 geçerli veriye ulaşılmıştır. Araştırma hipotezleri yapısal eşitlik modellemesi kullanılarak SPSS v.26 ve AMOS v.24 programıyla analiz edilmiştir. Elde edilen bulgular sosyal medya pazarlama faaliyetlerinin dolaylı ve doğrudan müşteriyi elde tutma oranı üzerinde olumlu etkileri olduğunu göstermektedir.

Yükseköğretim Kurumlarının Sürdürülebilir Rekabet Avantajı Elde Edebilmelerinde İlişkisel Pazarlamanın Rolü: Kaynak Avantajı Teorisi Bağlamında Nicel Bir İnceleme

Bu araştırmanın amacı güncel gelişmeler kapsamında yükseköğretim kurumlarının pazarlama faaliyetlerine yönelik ihtiyaçlarını ortaya koymak ve kaynak avantajı teorisi kapsamında iş birliklerinin başarısına ve yükseköğretim kurum performansına etki eden faktörleri yetkinlik temelli, kaynak temelli ve ilişkisel pazarlama bütünleşik modeli ile incelemektir. Yükseköğretim kurumlarının iş birliği başarısı ve kurum performansları üzerindeki etkisi olan faktörler kaynak avantajı teorisinin öne sürdüğü bütünleşik model kullanılarak "Bölgesel Kalkınma Odaklı İhtisaslaşma" projesi kapsamında yer alan kurumlardan birisi olan Uşak Üniversitesi özelinde incelenmiştir. Araştırmada kullanılan veriler Uşak Üniversitesi'nde çalışmakta olan toplam 513 akademik ve idari personelden elde edilmiştir. Araştırmanın varsayımlarının analizinde yapısal eşitlik modellemesi kullanılmıştır. Elde edilen bulgulara göre uzun dönemli ilişkiler kapsamında oluşturulan iş birlikleri, ortaklık yetkinlikleri ve özgün kaynakların rekabette konum avantajı elde edebilmede önemli bir rolü olduğu sonucuna ulaşılmıştır.

Tüketicilerin Çevrimiçi Şikâyet Kanallarını Kullanımına Yönelik Davranışlarının: Teknoloji Kabul Modeli ve Planlı Davranış Teorisi Bütünleşik Modeli Bakış Açısı ile İncelenmesi

Bu araştırmada, kamu hizmetlerini kullanan tüketicilerin Başbakanlık İletişim Merkezi (BİMER) çevrimiçi şikâyet kanalını kullanımını etkileyen faktörler planlı davranış teorisi (PDT) ve teknoloji kabul modeli (TKM) kullanılarak oluşturulan bütünleşik model ile nicel olarak incelenmiştir. Araştırmada kullanılan birincil veriler Uşak Üniversitesi personel ve öğrencileri ile gerçekleştirilen yüz yüze anket yöntemi ile elde edilmiştir. Oluşturulan bütünleşik modelin analizinde yapısal eşitlik modellemesi kullanılmıştır. Araştırma modeli çerçevesinde, algılanan kullanım kolaylığının, algılanan fayda ve tutum üzerine olan etkisi; algılanan faydanın, tutum ve niyet üzerindeki etkisi, bununla birlikte tutumun, niyet üzerindeki etkisi TKM çerçevesinde ele alınmış diğer taraftan algılanan davranışsal kontrol ve sübjektif normun niyet üzerindeki etkisi PDT çerçevesinde ele alınmış olup her iki model, tek bir bütünleşik yapısal model üzerinde incelenmiştir. Elde edilen sonuçlara göre BİMER i kullanma niyetini etkileyen faktörler etki derecelerine göre sübjektif norm, tutum, algılanan davranışsal kontrol ve algılanan fayda olarak sıralandığı görülmüştür. Bununla birlikte sonuçlar araştırma modelinde sınanan hipotezlerin desteklendiğini göstermiştir.

Publish Year: 2017
Örgüt Kültürü ve Entelektüel Sermaye İlişkisinin İncelenmesine Yönelik Bir Araştırma

rgt kltr, bir grup tarafndan paylalan deerler btn olarak tanmlanabilir.Entelektel sermaye ise iletmelere zenginlik salayan temel beceri ve haklar olarak ifade etmek mmkndr.Entelektel sermaye alannda yaplan almalar, bu sermaye trnn ancak uygun bir rgt kltrnde geliebileceini gstermektedir

Publish Year: 2012
İlişkisel Bağların Self Servis Teknolojilerindeki Algılanan Risk ve Tatmin Üzerindeki Etkisinin Araştırılması

Bilgi teknolojilerinin kullaniminin artmasi isletme sureclerini donusturdugu konusu yaygin bir sekilde kabul edilmektedir. Elektronik ticaret, firmalar icin genis bir arac yelpazesine sahip olan giderek populer bir is modeli haline gelmistir. Bu is modeli ozellikle hizmet sektorunde telefon bankaciligi, yatirim faaliyetleri ve cevrimici otel rezervasyonu gibi self-servis teknolojileri (SST) kullaniminda kendini gostermektedir. Ancak gerek musteri gerekse isletme kaynakli pek cok unsur SST’nin etkin kullanimi etkilemektedir. Bununla birlikte Meuter vd. (2000) musteri tatminini ya da tatminsizligini etkileyen anahtar faktorun de SST kullanimi oldugunu belirtmektedir. Berry ve Parasuraman (1991) musteriyi elde tutmak isteyen isletmelerin iliskisel baglara odaklanmalarini onermektedir. Internet gibi bilgi teknolojileri rekabetin yonunu degistirdiginden iliskisel bag kurma onemli hale gelmistir (Hsieh vd., 2005). Bu calismada cevrimici otel rezervasyonu sirketlerinin musterilere yonelik iliskisel bag kurmaya amaciyla gerceklestirdikleri faaliyetlerinin musterilerin algilanan risk ve sonrasinda tatmin uzerindeki etkisi ortaya konulacaktir. Bu amacla olusturulan modele ait olcekler Hsieh vd (2005), Meuter vd. (2000) ve Meuter vd. (2005)’in yapmis olduklari calismalardan uyarlanmistir. Arastirma internet uzerinden otel rezervasyonu saglayicilarini (Tatil Sepeti, Trivago vb. gibi) kullanan musteriler uzerinde yapilmaktadir. Veriler anket yoluyla elde edilecek SPSS programi uzerinden regresyon analizi yapilacaktir. Arastirma otel rezervasyonunda iliskisel bag kurmanin etkisi ve cevrimici rezervasyonun algilanan risk duzeyinin bu sistemi kullanan isletmelere fikir verebilmesi acisindan onemli gorulmektedir.

Publish Year: 2017
İstasyon Yapılarının Değişimi: Ankara YHT Garı Örneği

Ozet Kentlerin gelismesinde, kentsel kamusal mekanlarin ve mimari yapilarin olusmasinda etkin rol oynayan nedenler vardir. Tarihi olaylar, onemli buluslar, sosyo-ekonomik gelismeler bu nedenlerin arasinda yer almaktadir. Dunya tarihinde onemli bir gelisme olan demiryollari da bircok etkiyi, gelismeyi ve degisimi de beraberinde getirmistir. 19. yuzyilin baslarinda bulunan ve daha sonralari hizli bir gelisim ve ilerleme surecine giren demiryollari sayesinde kentler arasinda iletisim ve ulasim daha kolaylasmis ve hiz kazanmistir. Demiryollarinin yapimiyla birlikte insa edilen istasyon binalariyla, yeni mimari yapilar ve kentsel alanlar olusmustur. Demiryolu ulkeler icin bir gelismislik gostergesiyken istasyonlar ise kent ile baglanti kurulan giris kapisi ve kent icin en onemli kentsel kamusal mekanlar olarak gorulmustur. Istasyonlarin kent bellegi ve kimligi uzerinde kullanicilarina aktarim yaptigi sembolik yaklasimlar, kullanimsal ozelliklerine bagli olarak yer ve sosyal/toplumsal duruma gore degisiklik gostermistir. Istasyonlar fiziksel mimari yapisiyla anitsal bir nitelik kazanirken sosyal toplumsal mekan yapisiyla ise kavusmalar ve ayrilmalarin on plana ciktigi hatiralari canli tutan mekan kimligine donusmustur. Ankara Yuksek Hizli Tren Binasi, mimarisi, islevselligi ve sosyal mekan yapisi acisindan gecmis ile gelecek arasinda bag kurup/kuramamasi yonunden elestirel bir bakisla incelenmesi gereken simgesel bir odak noktasi olarak gorulmustur. Calisma kapsaminda istasyonlarin zaman icerisinde gecirdigi yapisal ve islevsel degisimler goz onunde bulundurularak, sundugu fiziksel mimari yapisinin yaninda kamusal mekan niteligini destekleyen sosyal mekan kaliteleri incelenmistir. Ankara YHT Gari ozelinde kent kimligi ve kollektif bellegin olusumunu olumlu/olumsuz etkileyen simgesel yapi ozellikleri ulasim mekani ozelinde degerlendirilmistir.  Anahtar Kelimeler: Kentsel Kamusal Mekan, Kent Bellegi, Kent Kimligi, Ankara THT Gari Change of Station Constructions: Ankara YHT Station Sample Abstract There are reasons that play an active role in the development of the cities, in the formation of urban public spaces and architectural structures. Historical events, important discoveries, socio-economic developments are among these reasons. Railways, an important development in the history of the world, also brought many effects, development and change. Communication and transportation between cities became easier and faster, thanks to the railways those were in the early 19th century and later entered the process of rapid development and progress. With the stations built together with the construction of the railways, were formed new architectural structures and urban areas. As the railways are developmental indicator for countries, stations were seen as the gateway to the city and the most important urban public spaces for the city. The symbolic approaches on urban memory and identity that stations have transferred to their users have changed according to their location and social situation depending on their usage characteristics. While the stations have a monumental character with their physical architecture, the social space has transformed the identity of the place that keeps alive the memories of meets and separations. The Ankara High Speed Train Building has been seen as a symbolic focal point in terms of architectural, functional and social space structure that must be studied critically from the point of view of linking between the past and the future. In the scope of the study, considering the structural and functional changes of the stations over time, examined the offered social space qualities that support the public space quality as well as the physical architecture. In example of Ankara YHT station, has been evaluated urban identity and symbolic structure properties which affects positively/negatively the formation of the collective memory in consist of transportation place. Key Words: Urban Public Space, Urban Memory, Urban Identity, Urban Change, Ankara THT Station

Publish Year: 2017
Deniz İzleme Klavuzları

Publish Year: 2017
Güdülenmiş Tüketici Yenilikçiliğinin Dijital Medya Platformlarının Algılanan Tüketici Temelli Marka Değeri Ve Marka Tutumu Üzerine Etkisi: Covıd-19 Döneminde Netflıx Üzerine Bir İnceleme

Dünya genelinde özellikle Covid-19 pandemisiyle birlikte dijital medyanın ve dijital platformların kullanımı çok hızlı bir şekilde artış göstermiştir. Bu platformların kullanıcısı olarak tüketicilerin beklentileri ve kendilerine sunulacak içeriğin yenilikçi olması platformların tercih edilebilirliklerini artırmaktadır. Bu dijital platformlardan en çok kullanıcıya sahip platformlardan biri Netflix’dir. Dolayısıyla Netflix kullanıcılarının yenilikçi davranışlarının incelenmesi ve bu platformu satın alma davranışı üzerindeki etkisinin araştırılması önemlidir. Bu çerçevede ele alınan araştırmanın amacı, güdülenmiş tüketici yenilikçiliğinin bu dijital platformun algılanan tüketici temelli marka değeri ve platforma yönelik tutum üzerindeki etkisini incelemektir. Ayrıca algılanan tüketici temelli marka değeri ve tutumun bu platformu satın alma niyeti üzerindeki etkisi de araştırılmıştır. Bu kapsamda araştırmanın örneklemini Netflix kullanan tüketiciler oluşmaktadır. Veri toplama tekniği olarak yapılandırılmış anketle 320 birimden çevrimiçi olarak veriler elde edilmiştir. Araştırmaya katılan dijital platform kullanıcılarına kolayda örnekleme yöntemiyle ulaşılmıştır. Elde edilen verilerin analizinde ve hipotezlerin test edilmesinde yapısal eşitlik modeli kullanılmıştır. Analizler sonucunda, güdülenmiş tüketici yenilikçiliğinin sosyal güdülenmiş ve hedonik güdülenmiş boyutlarının hem algılanan tüketici temelli marka değeri hem de dijital platforma yönelik tutumu etkilediği belirlenmiştir. Fonksiyonel güdülenmiş ve bilişsel güdülenmiş yenilikçilik boyutlarının ise bu değişkenler üzerinde istatistiksel olarak anlamlı etkisinin olmadığı belirlenmiştir. Tüketicilerin kullandığı dijital platforma ilişkin algıladıkları değer ve tutumlarının ise dijital platform satın alma niyetini etkilediği sonucuna ulaşılmıştır.

Visuelle Gestaltung interaktiver Videos mit informationspsychologischen Erkenntnissen

Interaktive Videos bieten sich besonders durch ihre dynamische, multimediale und interaktive Eigenschaften fur den Einsatz unterschiedlicher informationsvermittelnder Zwecke im Internet an. Um die Wirksamkeit von interaktiven Videos fur verschiedene Einsatzbereiche zu gewahrleisten, mussen die zu ubermittelnden Informationen sehr wohl bedacht gestaltet werden. Um mit der komplexen Beschaffenheit interaktiver Videos zurecht zu kommen, gilt es neben den allgemeingultigen Regeln der Multimedia-, Interface- und Interaktionsgestaltung, auch die informationspsychologischen Aspekte bei der Informationsverarbeitung zu berucksichtigen. Bei der visuellen und funktionalen Gestaltung sollten Informationen im interaktiven Video also so vorliegen, dass sie vom Betrachter erkannt, wahrgenommen, im Gedachtnis gespeichert, wieder aufgerufen und letztendlich erwartungsgemas eingesetzt werden. Im Rahmen dieser Diplomarbeit wurden die fur interaktive Videos relevante Erkenntnisse aus der Multimedia- Interface- und Interaktionsgestaltung, sowie aus der Informationspsychologie herausgearbeitet. Ziel der Arbeit war es, dass auf Basis der ermittelten Ergebnisse Konzepte gestaltet werden konnen, die den Einsatz von interaktiven Videos fur eine allgemeine Anwendung ermoglichen. Dafur wurden unter Beachtung der oben genannten Erkenntnisse zwei interaktive Videos mit dem Autorentool der VideoNotion GmbH konzipiert und anschliesend deren Eignung und Gebrauchstauglichkeit durch Umfragen dargelegt.

Publish Year: 2015
Festival Ziyaretçilerinin Sosyal Fayda, Sosyal Maliyet ve Memnuniyet Algısının Gelecekteki Katılım Niyeti Üzerindeki Etkisi: Gönen Alışveriş Festivali Örneği

Festivaller, düzenlendiği bölgelerde yerel turizmin canlanmasında, ekonomik ve kültürel faaliyetlerin gelişmesinde yerel halka, ziyaretçi ve katılımcı firmalara önemli faydalar sağlamaktadır. Bu açıdan değerlendirildiğinde, festivallerin sürdürülebilirliklerinin sağlanabilmesi aynı zamanda bu etkinliklerden elde edilen faydanın da devamlılığının sağlanmasında önemli bir rol oynamaktadır. Bu araştırma, toplumsal fayda, toplumsal maliyet, memnuniyet değişkenlerinin festivallere katılım sağlayan bireylerin gelecekteki katılım niyetleri üzerindeki etkisini incelemeyi amaçlamaktadır. Bu çalışmada, 2019 yılında ilki gerçekleştirilen Gönen Alışveriş Festivali örnek olay olarak ele alınmış olup, ziyaretçiler açısından festivalin değerlendirilmesi amacıyla festivalin gerçekleştiği bölgede basit rasgele örneklem yöntemi kullanılarak, festivale katılan 207 kişi ile yüz yüze anket gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın amacına uygun olarak iki araştırma modeli kurgulanmış, birinci modelde toplumsal fayda, toplumsal maliyet ve memnuniyet bağımsız değişkenlerinin gelecekteki katılım niyeti üzerindeki etkileri, ikinci modelde ise, toplumsal fayda ve toplumsal maliyet değişkenlerinin gelecekte katılım niyeti üzerindeki etkileri çoklu regresyon analizi ile incelenmiştir. Yapılan analiz sonuçlarına göre birinci modelde, toplumsal fayda, toplumsal maliyet ve memnuniyet değişkenlerinin gelecekte katılım niyeti üzerinde bir neden sonuç ilişkisi bulunmamıştır. İkinci modelde ise, toplumsal faydanın gelecekte katılım niyeti üzerinde pozitif etkisi, toplumsal maliyet değişkeninin ise negatif etkisi olduğu görülmektedir. Çalışmadan elde edilen sonuçlar, gelecekte yapılması planlanan festival organizasyonlarının düzenlenmesinde organizatörlere yol göstermesinin yanında, pazarlama literatürüne de katkı sağlayacağı düşünülmektedir.

Publish Year: 2021
Charakterisierung von Weitwinkel-Röntgenteleskopen in der Testanlage PANTER

Im Rahmen einer bayerisch-tschechischen Kooperation entstanden zwei mechanisch baugleiche Rontgenteleskope, bestuckt mit Gold- und Iridium-beschichteten Planspiegeln. Die Charakterisierung der nach dem agyptischen Gott HORUS benannten Teleskope erfolgte an der Rontgentestanlage PANTER des Max-Plack-Instituts fur extraterrestrische Physik. Diese Vakuum-Testanlage simuliert parallel auf die Teleskope einfallendes Sternenlicht, wobei hier die Strahlung aus einer Rontgenquelle in 120 Metern Abstand stammt. Die Messungen selbst fanden in einer daran angebauten 12 Meter langen Testkammer von 3,5 Metern Durchmesser statt. Im Marz 2021 sahen die HORUS-Teleskope zum erstem Mal Rontgenlicht. Wahrend der Testkampagne von ca. 54 Stunden Dauer wurden 536 Einzelmessungen an den beiden Teleskopen durchgefuhrt, bei denen Photonenenergien und Einfallswinkel variiert wurden. Von einer empfindlichen CCD-Kamera, einem Prototyp der eROSITA-Satellitenkamera, wurden hierbei insgesamt 11.153.574 Rontgenphotonen individuell detektiert, analysiert und digital verarbeitet. Die beiden Weitwinkel-Rontgenteleskope haben eine Winkelauflosung von circa 4 Bogenminuten und eine Brennweite von rund zwei Metern.

Publish Year: 2021
INSTAGRAM PAZARLAMA FAALİYETLERİNDE “MAVİ TİK ETKİSİ”

Sosyal medya bir iletişim ve pazarlama aracı olarak yaygın şekilde kullanılmaktadır. Bu alanda yapılan çalışmalar genellikle sosyal medyaya yönelik tutumlara odaklanmıştır. Influencer güvenilirliği marka güvenilirliği gibi değişkenlerin sosyal medya pazarlama faaliyetlerine yönelik tutumu da göz önüne alındığında çalışmaların kısıtlı olduğu gözlemlenmektedir. Influencerların sahip oldukları, platformlar tarafından verilen güven rozeti veya mavi tik olarak adlandırılan simgenin müşterilerin davranışları üzerinde etkisi bulunabilmektedir. Markalar sosyal medya platformlarındaki hesaplarından doğrudan veya influencer hesaplarıdan dolaylı olarak tutundurma faaliyetleri gerçekleştirebilmektedir. Bu noktada da müşterilerin o markayı ne derece güvenilir buldukları belirleyici olabilmektedir. Bu çalışmada influencer güvenilirliğinin (düşük/yüksek) ve marka güvenilirliğini (düşük/yüksek) olduğu dört farklı senaryo geliştirilmiştir. Bu iki değişkenin marka farkındalığı, markaya yönelik tutum, algılanan marka değeri ve marka satın alma niyeti üzerindeki etkileri müşterilerin sosyal medya pazarlama faaliyetlerine yönelik tutumu olan kontrol değişkeninin etkileri de göz önünde bulundurularak araştırılmıştır. Araştırmanın varsayımlarının sınanmasında basit rastgele örneklem yöntemiyle 308 katılımcıdan elde edilen veriler, iki yönlü MANCOVA analizi ve SPSS programı kullanılmıştır. Araştırmanın sonuçlarına göre sosyal medya paylaşımlarında yer alan marka ve influencer güvenilirlik düzeylerinin marka farkındalığı, markaya yönelik tutum, algılanan marka değeri ve marka satın alma niyeti üzerinde olumlu bir etkisi bulunmaktadır. Müşterilerin sosyal medya pazarlama faaliyetlerine yönelik tutumlarının da markaya yönelik tutumda önemli bir rol oynadığı sonucuna ulaşılmıştır.

How do brand policy updates turn into transgressions and impact consumers’ continuance intentions?

The concept of the digital economy is being implemented more quickly nowadays. Digital services are one of the pillars of the digital economy. The consumers of those services and their information-sharing intentions play a crucial role since the sustainable consumer information flow fuels big data. From a marketing perspective, as a digital service brand, this study examines the roles of privacy concerns and brand transgression interaction effects on consumers' intentions to continue using instant messaging services. Because realistic privacy risks have been difficult to replicate using experimental techniques, this study focused on one of the most well-known digital service brands' most recent violations of a privacy policy update. Based on survey data from 422 related digital service consumers, the results show that brand transgression severity increases consumers' privacy concerns. Privacy concerns are a significant indirect antecedent to the continuation of digital services. Consumers' trust, belief, and perceived risk mediate the relationship between privacy concerns and information disclosure intention. And in digital services, information disclosure intention is an important factor that affects consumers' intentions to continue using this service.

Unleashing the Déjà Rêvé Effect in Marketing

Déjà rêvé, subjective sensation of re-experiencing a past dream, is a key concept in marketing. It involves the sensation of déjà vu, blurring the lines between reality and representation. The concept of simulacra, where replicas surpass their original sources, challenges the conventional understanding of reality. The metaverse, a concept that integrates digital experiences, raises concerns about the replacement of genuine reality with simulated ones. The convergence of VR, postmodernism, and innovative marketing strategies has reshaped how individuals interact with technology and perceive reality. The integration of VR and AR technologies with postmodern influences has led to immersive experiences that evoke a sense of déjà rêvé, blurring the boundaries between reality and the virtual world. This immersive experience can blur the boundaries between digital identities and real-life experiences, offering marketers a unique opportunity to engage with consumers authentically. By leveraging technologies, marketers can create familiarity, personalization, engagement, and consumer value.

The Influence of Atmospheric Cues on Impulsive Buying Behavior: Exploring the Roles of Utilitarian and Hedonic Browsing

Purpose -This research study examines the impact of atmospheric cues, such as content, design, and navigation, on impulsive buying behavior, focusing on the mediating roles of utilitarian and hedonic browsing.Design/Methodology/Approach -The study utilized a quantitative method approach, employing SPSS and AMOS for data analysis.The convenience sampling method was used to select 363 participants as the target population, consisting of individuals 18-65 years old living in Turkey who had experience using two prominent e-store platforms.Data analysis was conducted using both descriptive and inferential statistics to describe the demographic profile and structural equation modelling (SEM) to examine the causal relationships between variables.Findings and Implications -Results showed that design and navigation features positively influence impulsive buying, but they did not significantly impact utilitarian behavior.Atmospheric features affected impulsive buying directly and indirectly.Content cues positively influenced utilitarian browsing but did not significantly affect hedonic browsing.Hedonic browsing mediated the re- SaetakSvrha Istraivanje ispituje utjecaj atmosferskih podraaja, poput sadraja, dizajna i navigacije, na impulzivno kupovno ponaanje s naglaskom na medijacijske uloge utilitarnog i hedonistikog pregledavanja.Metodoloki pristup U istraivanju je koritena kvantitativna metodologija, uz primjenu SPSS-a i AMOS-a za analizu podataka.Metodom prigodnog uzorkovanja odabrano je 363 ispitanika kao ciljana populacija osoba u dobi od 18 do 65 godina s prebivalitem u Turskoj te s iskustvom koritenja dviju istaknutih platformi za e-trgovinu.Podatci su analizirani koritenjem deskriptivne i inferencijalne statistike za opis demografskog profila te modeliranjem strukturnih jednadbi (SEM) za ispitivanje uzrono-posljedinih odnosa izmeu varijabli.Rezultati i implikacije Rezultati su pokazali da imbenici dizajna i navigacije pozitivno utjeu na impulzivnu kupovinu, ali nisu znaajno utjecali na utilitarno ponaanje.

AGFP: A Deep Attention‐Guided Framework for DWT‐Based Image Steganography

ABSTRACT This study introduces a novel attention‐guided Discrete Wavelet Transform (DWT)‐based steganography framework, named Attention‐Guided Feature Perturbation (AGFP), which integrates deep visual attention maps with transform‐domain embedding to enhance imperceptibility, robustness, and steganalysis resistance. Unlike recent deep‐learning‐based steganographic systems such as iSCMIS, JARS‐Net, and RMSteg, which achieve high visual fidelity but are susceptible to statistical detection, AGFP perturbs only those wavelet coefficients that are identified as perceptually and statistically stable by attention mechanisms extracted from pre‐trained CNN models (VGG19, ResNet50, AlexNet, and GoogLeNet). The proposed method is evaluated on the USC‐SIPI dataset and the BOSSBase 1.01 benchmark. Experimental results show that AGFP achieves PSNR values between 64.29 and 55.43 dB and SSIM scores between 0.9999 and 0.9989 across varying payloads, indicating consistently high visual quality. While iSCMIS reports slightly higher PSNR and SSIM values, AGFP significantly outperforms all compared methods in bit error rate (BER)—achieving 0.01–0.12, compared to 0.45–0.47 for iSCMIS, 0.31–0.37 for RMSteg, and 0.57–0.75 for JARS‐Net. Furthermore, AGFP attains the lowest RS, SPA, and SRM steganalysis detection scores among both classical and deep‐learning‐based systems. These results confirm that AGFP offers a more balanced and secure steganographic solution, combining high imperceptibility with substantially enhanced robustness and detectability resistance, positioning it as a strong alternative to recent deep‐learning‐based steganographic frameworks.

Publish Year: 2026
No collaboration calls yet.
No collaborations yet.