
I work as an Asst. Prof. Dr. in the Tourism and Hotel Management Department at Istanbul Nişantaşı University, Vocational School.
My main research interests focus on management and organization and hotel management.
İşletmeler etik dışı, gayrimeşru ve istenmeyen gelişmelerle karşılaşabilmekteler. Bu gelişmeler emek faktörünün ön plana çıktığı turizm işletmelerinde de sıklıkla yaşanmaktadır. İstenmeyen durumlara karşı bilgi uçurma (whistleblowing) kavramı önemli bir caydırıcı özellik taşımaktadır. Olumsuz durumların engellenmesi turizm sektörünün önemli bir parçası olan otel işletmelerinin sürdürülebilirliği, kaynakların korunması, işletmenin ve çalışanların itibarlarının zarar görmemesi için önemlidir. Bu bakımdan önem arzeden konu, olumsuz örneklerinin sektörde sıkça yaşanmasına rağmen otel işletmeciliği literatüründeki ilgili çalışmalar sınırlı kalmaktadır. Bu alana katkı sunmak adına araştırmada otel işletmelerinde çalışanların bilgi uçurma davranışlarının ortaya konulması ve çalışanların kişisel ve sektörel özelliklerine göre farklılaşmanın tespit edilmesi amaçlanmıştır. Araştırmada veriler anket ile toplanmış olup analizlerde ise tanımlayıcı istatistik, faktör analizi, t-testi ve anova testlerinden faydalanılmıştır. Otel çalışanlarının bilgi uçurma algılarının dört faktör üzerinde şekillendiği ortaya çıkmıştır. Buna bağlı olarak sonuçlar, çalışanların bilgi uçurma algılarının demografik ve sektörel özelliklere göre farklılaştığını ortaya koymaktadır.
Yapay zekâ, son yıllarda en hızlı büyüyen teknolojilerden biri haline gelmiştir. Yaşanan bu gelişmeler, yapay zekâ ve alt alanı olarak robotik uygulamalarının kullanım alanlarının genişlemesine ve çeşitlenmesine vesile olmuştur. Son yıllarda yapay zekâ ve robot teknolojilerinin faydalanılmaya başladığı alanlar arasında turizm sektörü ve özellikle turizm sektörünün önemli bir kolu olan konaklama işletmelerinin geldiği görülmektedir. Bu çalışmada, konaklama işletmeciliği alanında gerçekleştirilen yapay zekâ ve robotik sistemleri konulu çalışmaların detaylı literatür analizi sunulmuştur. Araştırma kapsamında incelenen çalışmalar, Web of Science (WoS) akademik/bilimsel veri tabanı kayıtları taranarak elde edilmiştir. Detaylı taramalar neticesinde, nihai olarak araştırma kapsamında olduğu değerlendirilen 117 adet çalışma analiz edilmiştir. Bu araştırmadan elde edilen bulgular, turizm ve konaklama işletmeciliği alanında yapay zekâ ve robot teknolojileri konularında kaleme alınan çalışmalar hakkında çeşitli ipuçları sağlamaktadır. Alanyazında konuyla ilgili bibliyometri esasına dayalı bilimsel çalışmaların sınırlı sayıda olduğu göz önünde bulundurulduğunda, yazarlarca bu çalışmanın disiplinler arası turizm yazınına katkı sağlaması umulmaktadır.
Amaç –Bu araştırmada otomotiv sektörü çalışanlarının etkileşim adaleti algısının çalışma yaşam kalitesi üzerindeki etkisinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Yöntem –İki değişkenli doğrudan etki modelinin test edildiği bu araştırmada, etkileşim adaletinin çalışma yaşam kalitesi üzerindeki etkisinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Araştırma amacı doğrultusunda,İstanbul ilinde faaliyet gösteren bir otomotiv firmasının merkez yönetim binası ve merkez yönetime bağlı alt birimlerde alan araştırması gerçekleştirilmiştir. alan araştırması sonucunda elde edilen 209 kişilik veri seti analize tabi tutulmuştur. İstatistiki analizlerinde ilk olarak geçerlilik, güvenilirlik venormallik testi yapılmıştır. Ardından ilgili ölçeklere doğrulayıcı faktör analizi uygulanmıştır. Ayrıca değişkenler arası ilişki düzeylerini belirlemek amacıyla korelasyon analalizi gerçekleştirilmiş ve çoklu regresyon analiziyle araştırma hipotezleri test edilmiştir. Bulgular –Araştırma sonucunda Etkileşim adaletinin Çalışma Yaşam Kalitesinin ekonomik ve aile gereksinimleri, sosyal gereksinimler, bilgi (öğrenme ve öğretme) gereksinimi ve estetik ve yaratıcılık gereksinim boyutları üzerinde pozitif yönlü ve anlamlı etkisinin olduğu bulgulanmıştır.Tartışma –Elde edilen sonuçlar etkileşim adaletinin örgütler için son derece kritik öneme sahip bir olgu olduğunu göstermektedir. Sonuç olarak araştırma konusuna hem örgütsel hem de bireysel olarak yaklaştığımızda örgüt içindeki adalet ikliminin ve çalışma yaşam kalitesinin her iki konuda önemli ve vazgeçilmez olduğu saptanmıştır. Ayrıca ilgili literatürdeki araştırmalar da etkileşimadaleti ve çalışma yaşam kalitesi kavramlarının bu iki konunun refahı ve ortak amaçlara ulaşmadaki önemini destekleyici özellikler taşımaktadır.
Şirketler hem maliyetler açısından hem de pazarlama açısından çeşitli faydalar sağlayabilmek için marka ittifakı stratejileri uygulamaktadırlar. Uygulamalar kapsamında turizm sektöründe de çift marka stratejisi, maliyet ve operasyonel verimlilik sunduğu için sektörde ilgi görmekte ve gelişme gösteren yeni bir strateji olarak kabul edilmektedir. Çift markalı otel stratejisi, küresel otel şirketleri arasında yaygınlık kazanmaya başlamasına rağmen akademik alanda araştırmalar eksik kalmaktadır. Özellikle ulusal literatürde yeterince ele alınmaması sebebiyle çift markalı otel kavramının teorik altyapısının oluşturulması ve sonraki çalışmalara yol gösterici olabilmek adına teorik bir değerlendirme yapılması amaçlanmıştır. Çalışmada nitel araştırma yöntemi esas alınmış olup, konuya ilişkin kaynak ve doküman incelemesi gerçekleştirilmiştir. Çalışmanın amacı doğrultusunda kavramın gelişim süreci, uygulamadaki avantaj ve dezavantajları, sektörel örnekleri, tanımlamaları sunulmuş olup sonraki çalışmalara faydalı olabilecek önerilerde bulunulmuştur.
Winter tourism is an important economic factor for ski resorts and their surroundings. In line with this importance, destination selection factors, motivations and trends of winter tourism participants are frequently examined in various samples. Despite the intensification of competition in winter destinations, it is seen that research on the comparison of participants' expectations and perceptions of ski resorts is limited. In this study, which aims to eliminate the deficiency in the literature, it is aimed to determine the differences in expectations and perceptions of winter tourism participants towards the services offered in Isparta Davraz Ski Centre. Within the scope of the research, the questionnaires obtained face-to-face from 314 winter tourism participants were analysed. As the prominent results of the analyses, there was no negative perception about security. However, it was determined that all statements analysed in the facility category were below expectations.
Bu çalışma, kendi kendine liderlik kavramının Türkiye’deki akademik literatürdeki gelişimini bibliyometrik yöntemlerle incelemektedir. Kendi kendine liderlik, bireylerin kendi düşünce, duygu ve davranışlarını bilinçli olarak yönlendirdiği, içsel motivasyonlarını artırarak performanslarını geliştirdiği bir süreç olarak tanımlanmaktadır. Çalışmada, Google Akademik veri tabanında yapılan taramalar sonucunda 390 makale incelenmiş ve analiz için 46 makale seçilmiştir. Sonuçlar, Türkiye’de kendi kendine liderlik konusundaki çalışmaların genellikle bireysel ve örgütsel performans, iletişim, inovasyon ve öz yeterlilik gibi değişkenlerle ilişkilendirildiğini ortaya koymaktadır. Bununla birlikte, konuya dair çalışmaların büyük ölçüde eğitim sektörü ve akademik bağlamla sınırlı olduğu dikkat çekerken hizmet sektörüne dair araştırmaların yetersiz kaldığı görülmüştür. Kendi kendine liderliğin sektörel bağlamda özellikle emek yoğun hizmet sektörlerinde çalışan motivasyonu, iş tatmini ve müşteri memnuniyeti üzerindeki etkilerinin daha fazla incelenmesinin önemli teorik ve pratik katkılar sunacağı düşünülmektedir.
Turizm ekonomisi alanında artan akademik ilgi ve sektörün dinamik yapısı, turizm lisans programları ve meslek yüksekokullarında kullanılabilecek kapsamlı bir kaynağa duyulan ihtiyacı giderek belirginleştirmektedir. Bu kitap, turizm ekonomisinin temel kavramlarını sistematik bir çerçevede ele alarak söz konusu eksikliği gidermeyi amaçlamaktadır. Eserde, turizm sektörünün tanımsal sınırları ve ekonomik karakteri, turizm talebi ve arzının belirleyicileri, turizm piyasasında denge mekanizması, turizmin parasal ve reel ekonomik etkileri, döviz kuru ilişkileri, vergilendirme süreçleri ve ekonomik sızıntı olgusu akademik bir bütünlük içinde incelenmiştir. Ayrıca turizm gelirlerinin ölçüm yöntemleri, dijitalleşmenin sektöre yansımaları, deneyim ekonomisinin yükselen rolü ve Türkiye ekonomisinde turizmin konumu güncel literatür doğrultusunda kapsamlı biçimde değerlendirilmiştir. Turizm ekonomisinin temel yapı taşlarını disiplinlerarası bir bakış açısıyla ele alan bu eser, öğrenciler için anlaşılır bir öğrenme kaynağı; araştırmacılar, uygulayıcılar ve politika geliştiriciler için ise yol gösterici nitelikte bilimsel bir başvuru kitabı olarak hazırlanmıştır.
Bu çalışmanın amacı kapsayıcı liderliğin, iş tatmini üzerindeki etkisinde psikolojik sermayenin aracılık rolünü incelemektir. Araştırmada nicel yöntem benimsenmiş olup, veriler İstanbul’da faaliyet gösteren beş yıldızlı otel işletmeleri çalışanlarından anket tekniği ile toplanmıştır. Toplam 273 otel çalışanından elde edilen verilerle analizler yürütülmüştür. Bu analizlerde temel istatistik için SPSS, doğrulayıcı faktör analizi için AMOS, hipotez testleri ve aracılık etkisi için Process Macro kullanılmıştır. Değişkenler arasındaki ilişkiler sosyal bilgi işleme teorisi bağlamında açıklanmıştır. Araştırmanın sonuçlarına göre kapsayıcı liderlik, iş tatmini ve psikolojik sermayeyi olumlu yönde etkilemektedir. Bunun yanı sıra kapsayıcı liderlik ve iş tatmini arasındaki ilişkide psikolojik sermayenin aracı rolü bulunmaktadır.
The objective of this research is to develop a valid and reliable measurement tool for assessing the alignment between business practices and green innovative behavior among hotel employees. The relevant literature was reviewed in line with this purpose, and a suggestion pool was created by following the three-stage scale development process. The scale obtained from the designed pool was structured and evaluated. The first stage includes in-depth interviews, a qualitative data collection method, and a pool of 48 items created upon analyzing the content of the data retrieved from the semi-structured interviews. The second stage includes a draft question. To structure the scale, expert opinions were first taken on the validity of meaning, appearance, and scope. As a result of the eliminations, a draft scale with 15 items was created. In this context, two different sample groups were determined, and quantitative data were collected through online and face-to-face surveys. Data collected from the field research were subjected to explanatory and confirmatory factor analysis. Study results reveal a green innovative behavior scale of 2 dimensions and 8 items, valid and reliable. They thus can be used in all tourism sectors to measure employees' green, creative behavior. The scale includes the “Green Innovative Awareness” dimension of 3 items and the “Green Innovative Process” dimension of 5 items. In this respect, the Green Innovative Behavior Scale is considered an effective and efficient tool to assess and improve green processes in business enterprises.